Üç Aylar mubarek olsun

Resulullah (sav) üç aylar geldiğinde en çok yaptığı dua: "Allah’ım, mübarek kıl bize Recep ve Şaban’ı; affımıza vesile eyle Şehr-i Ramazan’ı!"

Bu manevi faydasını Bediuzzaman said Nursi şu ifadelerle özetliyor:

 

Her bir hasenenin Leyle-i Kadirde otuz bin olduğu gibi, bu Leyle-i Beratta her bir amel-i salihin ve her bir harf-i Kur’ân’ın sevabı yirmi bine çıkar. Sair vakitte on ise, şuhûr-u selâsede (üç aylarda) yüze ve bine çıkar. Ve bu kudsî leyâli-i meşhurede on binler, yirmi bin veya otuz binlere çıkar. Bu geceler elli senelik bir ibadet hükmüne geçebilir. Onun için, elden geldiği kadar Kur’ân’la ve istiğfar ve salâvatla meşgul olmak büyük bir kârdır.

Cenabı hak bizlere ve tüm islam alemine hayırlı ve mubarek kılsın.

 

 

Allah’ım, mübarek kıl bize Recep ve Şaban’ı; affımıza vesile eyle Şehr-i Ramazan’ı!

Evet, bugünden itibaren büyük bir aşk ve şevkle tekrar edeceğimiz duamız hep böyle olacaktır:

-Allah’ım, mübarek kıl bize Recep ve Şaban’ı; affımıza vesile eyle Şehr-i Ramazan’ı!

-Neden bu aylar için böyle özel dua? Özel duayı gerektirecek eşsiz farklılıkları mı söz konusu?

Bu ayların inanmış insanlara kazandırdığı eşsiz sevap farklılığını Bediüzzaman Hazretleri’nden dinleyelim isterseniz. Kısaca şöyle açıklıyor bu eşsiz sevap farklılığını:

-Her ibadet ve iyiliğin sevabı başka aylarda on ise, Receb-i Şerif’te yüzü geçer, Şaban-ı Muazzama’da üç yüzü geçer ve Ramazan-ı Mübarek’te ise bine çıkar!. Kadir Gecesi ise seksen sene nafile ibadeti aşan bir eşsizliğe ulaşır!..

Demek ki üç ayların başından itibaren başlayan bu İlahi ikram ve ihsanları bilenlerin büyük bir şevkle ibadet yapma heyecanına girmeleri sebepsiz değildir. Bir’e on’dan başlayan sevap yağmuru yüze çıkıyor, sonra üç yüze yükseliyor, daha sonra da bine ve yukarı sevap sağanağına dönüşüyor..