İlim Rehberi

İlim & Bilgi Rehberiniz

Kur'an ve hadislerle tesettürün delileri

Kuran ve sünnet ışığında tesettür, Ayet ve hadislerle tesettür, Tesettürün ayet ve hadislerle delilleri,

a) Kur’an-ı Ke­rim’den de­lil­ler:

Örtünme ihtiyacı fıtri bir duygudur ve bu ihtiyaç ilk in­san Âdem ve Hav­va ile baş­la­r. Çıp­lak­lı­ğın fıtrata aykırı ve çir­kin bir şey ol­du­ğu şu ayetlerle belirtilir: “Ey Âdemoğulları! Şey­tan ana ve ba­ba­nı­zı kö­tü yer­le­ri­ni ken­di­le­ri­ne gös­ter­mek için el­bi­se­le­ri­ni so­ya­rak na­sıl cen­net­ten çı­kar­dıy­sa, si­zi de al­dat­ma­sın.”  “Ey Âdemoğulları! Si­ze çir­kin yer­le­ri­ni­zi ör­te­cek bir giy­si, bir de gi­yip süs­le­ne­ce­ği­niz bir giy­si in­dir­dik. Tak­va ör­tü­sü ise da­ha ha­yır­lı­dır.”  Hay­van yün­le­rin­den giy­si için ya­rar­lan­ma­nın ge­re­ği­ne şöy­le işa­ret edi­lir: “Da­var­la­rı da o ya­rat­mış­tır ki, bun­lar­da si­zin için ısı­tı­cı ve ko­ru­yu­cu mad­de­ler ve ni­ce ni­ce ya­rar­lar var­dır.”

Ör­tün­me­de kar­şı cin­sin ba­kış­la­rın­dan ko­run­mak söz ko­nu­su olun­ca, İslâm ba­kan­la il­gi­li ola­rak da bir sı­nır­la­ma ge­tir­miş­tir.

Er­kek­le­rin göz­le­ri­ni sa­kın­ma­sı, ka­dın­la­rın if­fe­ti­ni ko­ru­mak için­dir. Âyette şöy­le bu­yu­ru­lur: “Mü’min er­kek­le­re söy­le. Göz­le­ri­ni zi­na­dan sa­kın­sın­lar ve ırz­la­rı­nı ko­ru­sun­lar. Bu, ken­di­le­ri için da­ha te­miz­dir.”

Ka­dın­la­rın ör­tün­me­si ko­nu­sun­da ise şöy­le bu­yu­ru­lur: “Mü’min ka­dın­la­ra da söy­le: Göz­le­ri­ni ha­ram­dan sa­kın­sın­lar, ırz­la­rı­nı ko­ru­sun­lar. Zi­net yer­le­ri­ni aç­ma­sın­lar. Bun­lar­dan ken­di­li­ğin­den gö­rü­nen kıs­mı müs­tes­na­dır. Baş ör­tü­le­ri­ni ya­ka­la­rı­nın üs­tü­ne koy­sun­lar. Zi­net yer­le­ri­ni ken­di ko­ca­la­rın­dan, ko­ca­la­rı­nın ba­ba­la­rın­dan, oğul­la­rın­dan, ko­ca­la­rı­nın oğul­la­rın­dan, ken­di er­kek kar­deş­le­rin­den, ken­di kar­deş­le­ri­nin oğul­la­rın­dan, kız kar­deş­le­ri­nin oğul­la­rın­dan, ken­di ka­dın­la­rın­dan, kö­le­le­rin­den, er­kek­lik duy­gu­su kal­ma­yan hiz­met­çi­ler­den ve­ya he­nüz ka­dın­la­rın giz­li yer­le­ri­ne müt­ta­li ol­ma­yan ço­cuk­lar­dan baş­ka­sı­na gös­ter­me­sin­ler. Giz­le­ye­cek­le­ri zi­net­le­ri bi­lin­sin di­ye ayak­la­rı­nı da vur­ma­sın­lar. Ey mü’min­ler! He­pi­niz Al­lah’a tev­be edin. Böy­le­ce kork­tu­ğu­nuz­dan emin, um­du­ğu­nu­za na­il olur­su­nuz.”

Âyetteki “hu­mur (baş ör­tü­le­ri)” söz­cü­ğü­nün te­ki­li “hımâr” olup, söz­lük­te; ka­dı­nın ken­di­si ile ba­şı­nı ört­tü­ğü şey, de­mek­tir. Saîd b. Cü­beyr (Ö. 95/713), baş ör­tü­sü­nün ka­dı­nın bo­yun ve gö­ğüs kı­sım­la­rı­nı ör­te­cek ve bun­lar­dan hiç­bir şey gös­ter­me­ye­cek ni­te­lik­te ol­ma­sı ge­rek­ti­ği­ni söy­le­miş­tir.

Ka­dın­la­rın ev dı­şın­da ve­ya ya­ban­cı er­kek­le­rin ya­nı­na çı­kar­ken nor­mal ev içi giy­si­le­ri­nin üs­tü­ne bir dış el­bi­se da­ha giy­me­le­ri ge­re­kir. Âyette şöy­le bu­yu­ru­lur: “Ey Pey­gam­ber! Eş­le­ri­ne, kız­la­rı­na ve mü’min­le­rin ka­dın­la­rı­na dış el­bi­se­le­rin­den üst­le­ri­ne giy­me­le­ri­ni söy­le. Bu, on­la­rın ta­nı­nıp ken­di­le­ri­ne sar­kın­tı­lık edil­me­me­si için da­ha uy­gun­dur. Al­lah çok yar­lı­ğa­yı­cı ve çok esir­ge­yi­ci­dir.”

Di­ğer yan­dan ka­dın yaş­la­nıp ay ha­lin­den ke­si­lir ve cin­sel yön­den er­kek­le­re is­tek duy­maz olur­sa, bu­nun için ör­tün­me­de ba­zı ko­lay­lık­lar ge­ti­ril­miş­tir. Yü­ce Al­lah şöy­le bu­yu­rur: “Ay ha­lin­den ke­sil­miş ve ev­len­me ar­zu­su kal­ma­mış olan yaş­lı ka­dın­la­rın zi­net yer­le­ri­ni gös­ter­me­mek şar­tıy­la dış ör­tü­le­ri­ni bı­rak­ma­la­rın­da ken­di­le­ri için bir sa­kın­ca yok­tur. Bu­nun­la bir­lik­te, yi­ne de sa­kın­ma­la­rı ken­di­le­ri için da­ha ha­yır­lı­dır.”

b) Sün­net­ten de­lil­ler:

Hz. Âişe’den ri­va­ye­te gö­re bir gün Hz. Ebû Bekr’in kı­zı Esmâ (ö. 73/692) in­ce bir el­bi­se ile Rasûlullah (s.a.s)’ın hu­zu­ru­na gir­miş­ti, Hz. Pey­gam­ber on­dan yüz çe­vir­di ve şöy­le bu­yur­du: “Ey Esmâ! Şüp­he­siz ka­dın er­gin­lik ça­ğı­na ula­şın­ca onun şu ve şu yer­le­rin­den baş­ka­sı­nın gö­rün­me­si uy­gun de­ğil­dir”. Hz. Pey­gam­ber bu­nu söy­ler­ken yü­zü­ne ve avuç­la­rı­na işa­ret et­miş­ti.

Yi­ne Hz. Âişe’den nak­le­di­len baş­ka bir ha­dis­te; “Al­la­hü Teâlâ er­gin ka­dı­nın na­ma­zı­nı baş ör­tü­süz ka­bul et­mez” bu­yu­rul­muş­tur.194 Ebû Hanîfe’ye (ö. 150/767) gö­re; bir uz­vun dört­te bi­re ka­dar olan kıs­mı açı­lır­sa na­maz sa­hih olur­ken, açı­lan kı­sım uz­vun dört­te bi­ri­ni ge­çer­se na­maz bo­zu­lur. Cin­sel uzuv ve ar­ka­dan ise, dir­hem mik­da­rı az bir yer bi­le açıl­sa na­maz ba­tıl olur. Ebû Yûsuf’a (ö. 182/798) gö­re bir uz­vun ya­rı­sı esas alın­mış­tır. Ya­rı­dan azı­nın açıl­ma­sı na­ma­za za­rar ver­mez­ken, faz­la­sı na­ma­zı bo­zar. İmâm Şâfi’ye (ö. 204/819) gö­re ise av­ret ye­rin­den her­han­gi bir kıs­mın açıl­ma­sı na­ma­zı bo­zar.

Hz. Âişe ilk baş ör­tü­sü uy­gu­la­ma­sı­nı şöy­le an­la­tır: “Al­lah ilk mu­ha­cir ka­dın­la­ra rah­met et­sin, on­lar; “Baş ör­tü­le­ri­ni ya­ka­la­rı­nın üs­tü­ne tak­sın­lar...” (en-Nûr, 24/31) âyeti inin­ce etek­lik­le­ri­ni ke­sip bun­lar­dan baş ör­tü­sü yap­tı­lar. Yi­ne Sa­fiy­ye bin­ti Şey­be şöy­le an­la­tır: “Biz Âişe ile bir­lik­te idik. Ku­reyş ka­dın­la­rın­dan ve on­la­rın üs­tün­lük­le­rin­den söz edi­yor­duk. Hz. Âişe de­di ki: Şüp­he­siz Ku­reyş ka­dın­la­rı­nın bir ta­kım üs­tün­lük­le­ri var­dır. An­cak ben, Al­lah’a ye­min ol­sun ki, Al­lah’ın ki­ta­bı­nı da­ha çok tas­dik eden ve bu ki­ta­ba da­ha kuv­vet­le ina­nan En­sar ka­dın­la­rın­dan da­ha fa­zi­let­li­si­ni gör­me­dim. Ni­te­kim, Nûr sûresindeki “Ka­dın­lar baş ör­tü­le­ri­ni ya­ka­la­rı­nın üs­tü­ne tak­sın­lar...” âyeti inin­ce, on­la­rın er­kek­le­ri bu âyetleri oku­ya­rak eve dön­dü­ler. Bu er­kek­ler eş­le­ri­ne, kız, kız kar­deş ve hı­sım­la­rı­na bun­la­rı oku­du­lar. Bu ka­dın­lar­dan her bi­ri etek ku­maş­la­rın­dan, Al­lah’ın ki­ta­bı­nı tas­dik ve ona iman ede­rek baş ör­tü­sü ha­zır­la­dı­lar. Er­te­si sa­bah, Hz. Pey­gam­ber’in ar­ka­sın­da baş ör­tü­le­riy­le sa­bah na­ma­zı­na dur­du­lar. San­ki on­la­rın baş­la­rı üs­tün­de kar­ga­lar var­dı.