İlim Rehberi

İlim & Bilgi Rehberiniz

 İnanç Özgürlüğü

  İnanç Özgürlüğüİnanç Özgürlüğü

İnanma duygusu doğuştan gelen bir duygudur ve fıtridir. Bu nedenle inanç özgürlüğü insan tabiatının bir gereğidir. Buna göre bir insan istediği bir dine inanmak ya da inanmamak özgürlüğüne sahiptir. Kur’an-ı Kerim’e göre insan, doğruyu ve hakikati bulabileceği şekilde akıl, göz ve kulak gibi organlar ve özellikler verilmiş, fakat inanıp inanmamakta serbest bırakılmıştır.

Şüphe yok ki, Biz insanı karışık bir damla sudan yarattık, onu imtihan ediyoruz. Onu işitici, görücü kıldık. Muhakkak ki, Biz ona hidâyet yolunu gösterdik, şimdi ister şükredici ve ister nankör olsun.”  (İnsan 2,3)

İslam dini inanç özgürlüğüne değer vermiş, insanları İslam’a girmeye zorlamamıştır. Zorlama sonunda gerçekleşen iman, Allah katında makbul değildir. Kur’an’da yer alan; “Dinde zorlama yoktur. Hakikat, iman ile küfür apaçık meydana çıkmıştır...”(Bakara suresi, 256. ayet.) ve “De ki: O Kur’an, Rabb’inizden gelen bir haktır. Artık dileyen iman etsin, dileyen inkâr etsin…”(Kehf suresi, 29. ayet.) ayetleri dini kabul etmede zorlama olmadığını ifade etmektedir.

Kur’an insanların zorla İslamlaştırılmasını öngörmez. Kur’an-ı Kerim’de inanç özgürlüğü bu doğrultuda ele alınırken, onun uygulayıcısı olan Peygamberimiz de bundan farklı bir tutum ortaya koymamış, peygamberliği boyunca hiç kimseyi İslam’a girmeye zorlamamıştır. Kral peygamberler dâhil hiçbir peygamber insanları zorla İslamlaştırmamış ve İslamlaştırmak için güç kullanmamıştır. İnsanları sırf Allah’a inanmadıkları için öldürmemiştir. Onlar sadece tebliğ görevini yerine getirmiş, güzel ahlakıyla insanlara örnek olmuştur. Buna göre herkes inancında özgürdür ve bir inancı kabul edip etmemek insanın özgür iradesine bağlıdır.

İman, kalbin işidir. Bir kimse kalbiyle tasdik etmeden hayatı boyunca inananlar gibi kelime-i şahadeti getirse mümin sayılmaz. Müslüman olmayanları zorla İslam’a girdirmek için çalışmak da fayda vermez. İkiyüzlülüğün çoğalmasına sebep olur. Fayda yerine zarar verir.

Kur’an-ı Kerim’de  "Eğer Rabbin dileseydi yeryüzünde kim varsa hepsi toptan iman ederdi. O halde sen mümin olsunlar diye in­sanları zorlayacak mısın?"(Yunus: 99) ayeti İslam’da inanç özgürlüğünü en güzel şekilde ifade eder.

Ensar'dan, Huseyn'in Hıristiyan iki oğlu vardı. Bir türlü Müslüman olmadılar, bunun üzerine Huseyn, “nasıl benim bir parçam Cehennemde yansın” deyip onları zorla Müslümanlaştırmak istedi. Bunun üzerine "Dinde zorlama yoktur."  ayeti nazil oldu.