Hz Muhammed (SAV) hayatında adalet örnekleri

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) hayatında her zaman adaletle davranan bir insandı. Bir eş olarak hanımları arasında, bir baba olarak evlatlan arasında, bir ordu komutanı olarak askerleri arasında ve bir devlet başkanı olarak halkı arasında her zaman adaleti ayakta tutmuştur, Peygamberimizin, servetinin bir kısmını çocuklarından birine bağışlayan sahabeye kaşı takındığı tavır, bunun güzel bir örneğidir. 

Nu’mân b. Beşîr’in annesi Amra binti Revâha; eşinden, çocuklarından sadece bin' için bir miktar mal ister. Eşi ise bu işin üzerine düşmez ve bir yıl kadar karısını oyalar. Ancak Amra b. Revaha bu talebinden vazgeçmez. Sonunda eşi, çocuklarından Nu’mân’a bağışta bulunmayı kabul eder. Ancak bu sefer de Amra binti Revaha, yapacağı bu hibeye Allah Resulü’nü şahit göstermedikçe ikna olmayacağını ifade eder. Babası, o zaman henüz bir çocuk olan Nu’mân’ın elinden tutarak Efendimize (s.a.v.) gider ve durumu şöyle arz eder: “Ya Resulallah (s.a.v.)! Bu çocuğun annesi Binti Revâha, ona yaptığım bağışa şahit olmanı istiyor.” Hz. Peygambeî hemen sorar: “Başka çocuğun var mı?” “Evet, var.” cevabını alınca tekrar sorar: “Peki, hepsine aynı miktarda mal verdin mi?” Baba: “Hayır, ey Allah’ın Resulü!” diye cevaplar. Resulallah (s.a.v.) bunun üzerine “0 zaman beni şahit tutma. Çünkü ben adaletsizliğe şahit olamam!" Buyurur.

Mekke'nin fethinden sonra Huneyn Savaşında elde edilen ganimetlerin dağıtımı konusunda Peygamber Efendimiz adaleti hiçbir şekilde elden bırakmamıştır. Buna rağmen Benî Temîm kabilesine mensup bir bedevi geldi ve “Ya Resulallah (s.a.v.)! Adaletli 0|!” dedi. Hz. Peygamber, “Yazıklar olsun sana! Ben de adaletli olmazsam kim adaletli olabilir? Eğer adaletli olmazsam sen hüsrana uğrarsm, bütün 

umutların boşa çıkar.” diyerek bu kişiye sitemde bulundu. Daha sonra: “Allah (C.C.) Musa’ya rahmet eylesin. O, bundan daha çok eziyet görmesine rağmen sısıbretmişti"93 buyurdu. Burada dikkat edilmesi gereken şey, insanların Allah Resulünün (sav.) adaletine olan inançlarına rağmen, mal paylaşımı Söz konusu olunca daha fazlasını istemeleri veya ummalarıdır. Ancak adaletten asla vazgeçmeyen âlemlere rahmet Efendimiz (s.a.v.); herkese hak ettiğini, yani adalete uygun olanı yapmıştır,

Kureyş kabilesinin soylu ailelerden birine mensup Fâtıma binti eI-Esved isimli bir kadın hakkında Peygamber Efendimizin uygulaması, adaletin vazgeçilmez bir prensip olduğunu ortaya koymaktadır. Bu kadın, tanınmış insanların adını kullanarak toplumun zenginlerinden borç alıyor ancak borcunu ödemiyordu. İnsanların ismini kullanarak bir nevi dolandırıcılık yapan bu kadının haberini alan Allah Resulü (s.a.v.) olayı hırsızlık olarak değerlendirdi ve kadının cezalandırılmasını emretti?" Fakat kabile mensupları isimlerinin Iekelenmesini istemedikler' için kadının cezalandırılmasını istemediler. Birçok defa aracılar göndererek cezalandırmanın kaldırılmasını istediler. Bu durum Peygamberimiz tarafından elbette kabul edilmedi. Bunun üzerine Peygamber Efendimiz insanları toplamış ve şu açıklamayı yapmıştır: “Sizden önceki insanlar şu yüzden helâk oldular: Onların ileri . gelenlerinden biri hırsızlık yaptığında onu bırakırlaı: güçsüz ve zayıf biri çaldığında ise onu cezalandırırlardı. Allah'a (C.C.) yemin olsun ki eğer Muhammed'in kızı Fâtıma hırsızlık yapsaydı, onun elini de keserdim."Buhari